Dondurma mı Çikolata mı Daha Mutlu Ediyor?
1 Kasım 2008
Bazı yiyeceklerin hemen mutlu olmanızı sağladığı kesin ancak sizin en mutlu eden yiyecek hangisi? Amerika’nın Chicago eyaletinde hizmet veren American Dietetic Association geleneksel toplantısında insanı mutlu eden yiyecekler ele alındı. çalışmalrı hakkında bilgi veren Ohio Ashland Üniversitesi doktoru David Vanata, 240 yetişkine 62 yiyecek vererek hangisinin onları daha mutlu ettiğini sorduklarını belirtti. İşte sonuçlar.. En çok mutlu eden yiyecekler: Dondurma, çikolata, kek, üzüm ve pizza En az mutlu eden yiyecekler: Soya, avakado, somon En çok rahatlatan yiyecekler: Çikolata, dondurma, üzüm, elma, portakal, spagetti, makarna. Genel olarak bakıldığında mutlu ve memnun eden, rahatlatan üç yiyecek öne çıkıyor; dondurma, çikolata ve kek. En çok hatırlanan yiyecekler hangileri Dr. Vanata ikinci olarak araştırmaya katılanlardan en çok hatırladıkları besinleri belirtmelerini istedi. Sonuçta katılımcılar sağlıklı olan yiyecekleri... Devamını Okumak İçin..
Sevgilinize minik hediyeler sunun:)
14 Ekim 2008
Romantizm sizin için ne ifade ediyor? Kimilerinin romantik, kimilerinin ise klişe ve gereğinden fazla bulduğu birçok şey var. Siz eşinizin en çok nelerden hoşlandığını biliyor musunuz? En çok neden hoşlandığınızı biliyor musunuz? Size yapılmasından zevk aldığınız ancak eşinize saçma görünen ya da size abartı ve abes gelen oysa onun şiddetle istediği romantik davranışlar olabilir. Bunları eşinizle konuşun. Belki de onu pahalı bir saat almak yerine bir buket fulya ile mest edebilirsiniz. Küçük şeyleri sevenler için işte denemeye hazır birkaç fikir: İşten eve dönerken eşinize ya da sevgilinize gül alın. Centilmen olmak tarihe karışmak üzere. Dışarı çıktığınızda kolunuza girmesini teklif edin ve ona her yerde böyle eşlik edin. Onunla buluşmak üzere onu evinden almaya gittiğinizde ellerini tutup öpün ve ne kadar güzel göründüğünü söyleyin. Sevgiliniz televizyon seyrederken ya da uyurken parmaklarınızı saçlarında... Devamını Okumak İçin..
Boşanmak çocugunuza zarar verebilir!
14 Ekim 2008
Bir çocuk, doğup da bir aileye dahil olduğu andan itibaren, sevildiği, bulunduğu ortamda güvende olduğu, ihtiyaçlarının karşılanacağı ve korunacağı türünden temel mesajlar alır. Boşanmak, bir çocuk için de bu saydığımız güvencelerin köklü bir değişiklik içerisine gireceği anlamına gelir. Değişiklikler, özellikle boşanmanın ilk evrelelerinde çocuklar için en büyük tehdittir. Şimdi bana kim bakacak, nerede yaşayacağım, okulumu değiştirmek ve arkadaşlarımdan uzaklaşmak zorunda mı kalacağım gibi sorular, endişe, güvensizlik ve korku gibi hislerle birlikte çocuğun iç dünyasını ele geçirir. Boşanma krizi yaşayan ebeveynlerin çoğunlukla kendi duygusal ihtiyaçlarıyla o kadar gözleri kararır ki anne baba olduklarını unutabilirler. Ancak yetişkinler boşanmalarının çocukları için de bir değişiklik olduğunu akıllarında tuttukları sürece herhangi bir değişikliğe bağlı bütün zorlukları aza indirgemek mümkün.... Devamını Okumak İçin..
Doğru erkek ne zaman bulunur?
14 Ekim 2008
20 yaşın altındaki erkeklerin kıymetini pek nadir biliriz. Tecrübesizliğimize verin, masumiyetin zamanla yitirildiğini, yitirmeden önce kim bilebilir ki? 20-30 yaş arası erkeklerin nerdeyse tamamı (PFLT) post first love trauma geçirirler. Bu travmayı atlatanlar iyi park yerleri gibi hemen kapılırlar. Atlatamayanlarsa, ömür boyu bir daha kullanılamaz hale gelir. Ama yine de %50 şansınız vardır, tabii eğer doktorculuk oynarsanız. 30-40 yaş arasında “evcilleştirilememiş” erkekler hayatlarını çoktan bir düzene oturtmuşlardır ve gelip onların hayatlarına entegre olmanızı beklerler. Damlarını kendilerinden 10-15 yaş küçük hatunların arasından seçmeleri, oyunu kendi kurallarıyla oynamalarını kolaylaştırır. Kadınlar da, Napolyon gibi “herkesin kaybettiği yerde kazanacakları” yanılgısına düşer ve “ha son bir fırsat”, belki değişir diye boş yere çırpınıp dururlar… Şansınız %20 40 yaşın... Devamını Okumak İçin..
Kadınlar maço takılmaz
14 Ekim 2008
Kadir İnanır’ın canlandırdığı karakterlerle özdeşleşen maçoluk,sanki tüm kadınlar tarafından benimsenen bir tutummuş gibi,temcit pilavı gibi önümüze konulup duruluyor.Hayır kadınlar maço sevmez.Kadınlar; kendilerini anlayan,sevmeyi bilen ,sevgisini hiç bir şeye değişmeyen ,mert ,özü,sözü bir olan erkekleri sever.Kalbine söz geçirirse, muhakkak böyle birini sever. Eğer aşık olduysa yapılacak bir şey yoktur tabii ama maçoluğuyla övünen birini sevmek istemez kimse. Hiç beklenmedik bir anda ,yazdığı veya ezberlediği bir şiiri sevdiğine okuyan ,sevgi sözcükleri ile süslediği mektubunun ucunu yakıp ta sevdiğine yollayan biri elbette sevilir.Ela’nın bir yazısında vardı:Hastaneye gideceği günün sabahı,kendisini merak ettiğini ve tahlil sonuçlarını merak ettiğini söyleyen sevdiği adamı anlatıyordu.Ne kadar da çok etkilenmişti,sevdiği adamın onu düşünmesinden.Bütün kadınlar , sevdikleri adam kadını sevsin,ona... Devamını Okumak İçin..
