search
top

İş kanunu ve hamile kadınlar

İş kanunu ve hamile kadınlar

Çalışan birçok kadın, gebe kaldığında bunun işine nasıl yansıyacağını merak eder. Çalışan birçok kadın,gebe kaldığında bunun işine nasıl yansıyacağını merak eder. Acaba hamilelik boyunca aynı performansı gösterebilecek midir, tekrar işe döndüğünde adapte olabilecek mi, en önemlisi yokluğunda işler nasıl yürüyecek veya yürümesi için neler yapılmalıdır?

Kadın ile erkeğin çalışma şartları arasındaki bazı farklılıklar günden güne azalırken, kadının karşı cinsinden farklı olarak yaşayabileceği çok temel bir süreç bulunuyor: Hamilelik. Çalışan bayanlar için bu sürece girmek, mutluluk kadar çoğu zaman bir endişeyi de beraberinde getiriyor. Endişeyi yaratan temel düşüncelerden birkaçı "Çok yoğun çalıştığınız için, yokluğunuzda yerinize birinin alınması" ya da "Hamilelik süresince ve sonrasında ihtiyacınız ölçüsünde izin kullanamamak" olabiliyor. Bu durumda kanuni haklarınızı ve işyeri uygulamalarını bilmeniz çok önemli. Konuya iş dünyasının penceresinden bakmadan önce, çalışma hayatımızı düzenleyen iş kanunlarının bu konuda ne dediğine bir göz atabiliriz.

Yeni iş yasası yürürlükte;
22 Mayıs 2003 tarihinde kabul edilen ve 10 Haziran’da Resmi Gazete’de yayınlanan yeni iş kanunu, bir önceki kanunda olduğu gibi yasa kapsamındaki hamile bayanlara yönelik bazı ifadeler içermekte. Gebelik sürecine girecek bayanların 74′üncü maddeyi mutlaka bilmeleri gerekiyor: ‘Kadın işçilerin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı haftalık süre için çalıştırılmamaları esastır. Çoğul gebelik halinde doğumdan önce çalıştırılmayacak sekiz haftalık süreye iki hafta süre eklenir.’

Bu paragrafta, muhtemel doğum tarihinden önce 8 hafta süreyle izin kullanabileceğinizi ve çoğul gebelikte bunun 10 haftaya çıkabileceğini anlayabilirsiniz. Burada önemli bir nokta; hamilelik sürecinin doktor tarafından onaylanması ve işyerine bildirilmesidir. ‘Ancak, sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile kadın işçi doğumdan önceki 3 haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda, kadın işçinin çalıştığı süreler doğum sonrası sürelere eklenir’.
Bu bölümde en önemli nokta; işyeri ile görüşüp doktor onayınızı bildirmeniz ve işin de uygun olması ile doğumdan üç hafta öncesine dek çalışabileceğiniz ve kalan sürenin doğum sonrasına devretmesidir. Bir diğer ilave ise, doktorun uygun görmesi ile bu sürelerin artırılabilmesi. Hamilelik süresince periyodik kontroller için ücretli izinler alabilirsiniz. Hamileliğinizin ağırlığına bağlı olarak hekiminizin vereceği rapor ile, işyerinizden sizi işçi sağlığına uygun daha hafif bir işte çalıştırmasını isteyebilirsiniz, bu durumda ücretinizde bir indirim yapılamaz.

Bu 16 (çoğul gebelikte 18) haftalık sürenin sonunda dilerseniz 6 aya kadar ücretsiz izin alabilirsiniz. Doğum ile başlayan ve doğan çocuğun bir yaşına kadar süren döneminde, günlük birbuçuk saatlik sürelerle ‘süt izni’ verilmektedir. Bunlar günlük çalışma sürelerinden sayılır ve ücretten kesilemez. Süt izninin işyerlerindeki yaygın uygulamalarına baktığımızda, pratik olarak uygulanabilmesi için bu sürelerin haftalık bazda birleştirilmesi ve bir güne tamamlanması daha uygun olur. Böylece haftada bir gün ücretli izin kullanmış olursunuz. İşyerinin zor durumda bırakılmaması için bu süt izin gününün belirlenip işyerine bildirilmesi gerekmektedir. Özellikle saat ücreti ile çalışan işyerlerinde, puantaj hesaplamaları açısından bu sürelerin bildirilmesi oldukça önemlidir. İşyerlerine yakın mesafede oturan ve servis kullanmayan anneler için ise süt izninin çıkış saatine yakın ve saatlik olarak kullanması daha uygun olur.

İşten çıkartılma korkusu
Feshin geçerli sebebe dayandırılması ile ilgili olan İş Kanunu, madde 18 (e) fıkrasında belirtildiği üzere, 74′üncü maddede ön görülen ve kadın işçilerin çalıştırılmasının yasak olduğu sürelerde işe gelmemek, işçinin sözleşmesini fesih için geçerli sebep oluşturmaz. Yani kanuni açıdan hak olarak verilmiş doğum iznini almış olan kadın çalışanın bu nedenle işyerinden ilişiği kesilemez. Aksi takdirde sözleşmesi feshedilen kadın, kanuni yollardan hakkını aramalıdır. Bu da iş kanunu madde 20′de tarif edildiği şekilde; fesih bildiriminin tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ‘iş mahkemesine’ dava açılarak yapılır. Dikkat edilmesi gereken husus; size tebliğ edilen fesih nedeninin ne olduğudur. Gebeliğiniz ile ilgili olduğunu düşünüyorsanız, ancak size farklı bir neden tebliğ edilmişse, iş mahkemesine dava açabilirsiniz. Ancak bu durumda feshin başka bir sebebe dayandığını ispat etmekle yükümlüsünüz.
Bunlara dikkat!
Doğum öncesi izninizin zamanında başlayabilmesi için, doktordan raporunuzu almakta geç kalmayın.
Doğum izinleri ile ilgili işyeri uygulamaları hakkında bilgi almak için şirketinizin İK ya da personel departmanına başvurun.
Doğum izni sırasında işyerinize gidip çalışmanız, hem sizin hem de işyeriniz açısından risklidir.
Yaptığınız işin ağırılığına bağlı olarak doğum öncesi ne kadar çalışabileceğinizi doktorunuza danışın.
Doğum sonrasında hastaneden aldığınız doğum belgesini işyerine ulaştırın.

Yorum Yazın

top