Kadınlar Niye Aşerer?
Hamilelik sırasında kadınların aşerme’si hemen hepimizin bir şekilde duyduğu bir konudur. Gerçekte ise, bazı kadınlar bu durumu yaşarken, bazıları yaşamaz. Beslenme uzmanları aşerme`nin, gıdanın kendisine değil, vücutta yarattığı etkiye yönelik olduğunu söylüyorlar. Ayrıca, beslenme şeklinizdeki bir dengesizlikten de ortaya çıkabiliyor. Örneğin tahıl açısından zengin bir diyetle besleniyorsanız, yağ ve tatlılara karşı aşırı bir arzu duymaya başlayabilirsiniz; ya da protein açısından zengin bir beslenme şekli, gene şeker yeme istediğini, bol şeker tüketimi de, tuzlu yeme arzusunu artırabilir.
Pek çok kadın, hamilelik esnasında tat ve koku alma duyularında değişiklik gözlemler. Örneğin, bazı kadınlar hamileliğin ilk safhalarında ağızlarında metalik bir tat olduğundan bahsedebilir. Bu türden değişiklikler de, bazı besinlere duyulan isteği ve diğerlerine duyulan isteksizliği açıklayabilir.
Aşerme, bazı kadınlarda duyguların bilinç seviyesindeki, ya da bilinç altındaki karşılığı şeklinde de ortaya çıkabilir. Örneğin çocukluğunuzda sevdiğiniz bir şeyi yemek isteyebilir, ya da din veya kültürünüzle özel bir bağlantısı olan bir besini tüketmek isteyebilirsiniz. Özellikle de hala aynı çevrede yaşıyorsanız. Alışılagelmedik gıdaları arzulamanız, hamile olmak gibi özel bir duruma dikkat çekmek için kullandığınız size özel bir yol olabilir.
Hamilelik sırasında, aşerme`nin aksi bir durum da meydana gelebilir. Yani kahve ve alkol, ya da kızartma gibi bazı yiyecek ve içeceklere karşı isteksizlik oluşabilir. Bu, çoğunlukla mide bulantıları sebebiyle olur. Tüm bunların yanı sıra ortaya çıkabilecek bir diğer durum da tıpta pika olarak adlandırılmaktadır. Pika, yenilebilir olmayan, sabun, macun, toprak gibi maddeleri yeme arzusudur.
Ağır Kaldırma Düşüğe Neden Olurmu?
Cevap: Bebeğinizin kaybından dolayı üzgünüm. Umarım ailenin ve arkadaşların desteğini alıyorsunuzdur.
Bu soruyu sorduğunuz için teşekkür ederim çünkü yanlış, hatalı “komşu” tavsiyelerinin duygusal hasarından kurtulabilmenin tek yolu yanlış bilgileri doğrulamaktır.
Düşük yapmanıza hiçbir şey yol açmadı. Aktif kalmamanız, hamilelikten önceki annelik aktivitelerinizin aynısını göstermeniniz için hiçbir sebep yok.
Literatürde vücudun çekirdek ateşinin yükseldiği atlet eğitimi gibi ağır işler yapan yüksek düşük riski taşıyan kadınlar için bazı destekler vardır; ancak kızınızla oynamanızın, hiçbir şart altında, düşüğünüzle herhangi bir ilişkisi olabilir.
Genelde hamilelik, çocuk doğumu, ve kadınların sağlığı hakkında çok sayıda mit (söylenti) vardır ve değeri olanlarla tamamen mantıksız olanları ayırt etmek önemlidir. Umarım rahatlamış hissediyorsunuzdur ve başka düşüğe neden olmanızla ilgili duygularınız olmadan bir sonraki hamileliğiniz için harekete geçebilirsiniz.
Peg Plumbo, Psikiyarist
Kandidiaz Cilt Hastalığı
27 Haziran 2008 Sevda
Kategori: Cilt Bakımı, Cinsellik
Kandidiaz olarakta bilinen bu hastalık cinsel olarak active alsun veya olmasın cogunlukta bayanlarda gölulmektedır. Candida (Kandid) bir ceşit mantar olup mide, vajina ve agiz icerısınde bulunmaktadır. hastalıgın etkileri cogunlukla bu mantarın uremeye (çoğalmaya ) gecmesıyle görulmektedır özellıkle vajınanın beyaz veya sarımsı bır renkde akıntı yapması bununla beraber olusan kaşıntı ver yanma hissi gorulmektedır. Candida (Kandid) takriş olan ciltde veya Kan Şerekinin düşdüğü durumlarda üremeye baslar.
Enfeksiyon (İltihaplanma) başlangıcı
Vajınada bulunan olan lactoacillus baktersısı bu bantarın cogalmasını engelleme gorevını uslenmıştır. hastalııgın kendını gostermermesı bu dengenın bozulmasıyla baslar cogunlukla vucuda alınan antıbıotık bu dengenın bozulmasında buyuk rol oynar, alınan antıbıotık vucutta bulunan yararlı bakterılerıde yok eder. bu acıktan faydalanan Candida (Kandid) bakterısı cogalmaya baslar, Şeker hastası olan bayanlarla sıkca gorulen bır enfeksıyondur aşırı derecede alınan seker ve alkol hastalıgı ilerlemesıne yol acar.
bağışıklık sıstemının zayıf oldugu durumlarda gorulmekte özellıkle AIDS hastalarında vucudun tum yapsısı etkılenmekte ve hayatı rısk’e sokmaktadır.
Kandidiazsemptom Mantar enfensiyonu İltihaplanmasın bulgu ve belirtileri
Vucudun degısık yerleınde gorulebılır hatta bu belırıtler kısıden kısye farklılıklar gosterebılır.
Göbek Bölgesı: Kaşıntı, derıde olusan beneklerde sızıntılar, piples (sıvılceleler)
Vajinada: beyaz veya sarımsı bır renkde akınt, kaşıntı, vajina dışında olusan kırmızılık,yanma hıssı
Ağızda: ağız icerisinde ve yankada olusan kabarlıklar, agız cvresındekı agrılar.
Ağı ucalarında:patlamalar, cızıkler
Tırnak Dıplerı: Şişmeler,agrı beyaz ver sarı renkde olan tırnak ayrılamsı, irin oluşması
Hastalık ciltde daha degırısık bulgular gösterebılır her zaman doktor kontrolunde teşis koydurun.
Hastalık nasıl teşhis edilir.
Doktorunuzun derıden almış oldugu örnek vasıtsıtasıla mıcroskopık olarak teşıs edılenbılır. Hamıle bayanları her ne kadar etkılemesede enfeksıyondan tedavı edılmesı gerekmeketedır. dogum sırasında bebegınız bu hastalıgı kapabılır ve dogum sonrası bebegınız Dıper rash (bebek bezi isiliği) ve agizda ucuk sorunuyla karsılasıla bılır bu nedenler bebegın beslenmesınde sorunlara yol acar. Kandidiaz, Cilt hastalığı hamılelık donemeınde vajınanın salgılamıs yogunlukda oldugu zamanlarda encok goruler bır rahatsızlıktır her dort hamıle bayandan bır tanesınde bu hastalık gorulur. Erkeklerde bu hastalık penis’te kasıntı ve sisme olarak gorulebılrı ama buyuk sorunlara yol acmaz. Kandidiaz, Cilt hastalığı sex sırsında bulaşan bır hastalık degıldır.
Hastalıgın Tedavısı ve Bakımı
Modern mantar ılacları kullanılarak hastalıgın onune gecılebılır, Vajınadan alına anti-mantar ılacı olan Clotrimazole hamıle kalmak ısteyen bayanlar kullanabılır, yenı cıkan ve oral (agız yoluyla) alınan ılaclara gerek yoktur aynı zamanda bur ılaclar hamıle bayanlara dogacak bebeklerde etkıde bulundugu bılınmektedır. anti-mantar cremılerı sadece etkılerınını dusururur yuksek mıktarda bulunan bakterılerı hepsını yok etmez.
lactoacillus bakterısı taze yogurtda bulunmaktadır evde yapılacak ılk tedavıden bır tanesı tamponun taze yoguta batırılıp vajına ıcerısıne gunde ıkı kere ıkı gun boyunca yerlestırılıe bılır. yapılan bır deneye gore; gunde 225gr yogut yıyen bayanlarda bu hastalık daha az gorulmektedır.
Sarımsagın hastalıga karsı etkılı oldugu gorunmustur. hamılelık donemınde gunde agız yoluyla alınacak ıkı dıs sarımsak dogasak bebeklerde hastalıgın etkılerını azaltmaktadır.

Kandidiaz bakterısı vucutta nemlı ve karanlık bolgelerı sevmektedır bayanların bu hastalıga karsı gunluk hayatta alacagı tetbırler varrdır ozellıkle sıkı kot gıymemelerı, sentetık ıc camasılarından kacınmaları ututulmamallıdır kı yıpranmıs cıltde gorulmektede bu nedenler parfumlu sabunlardan kacınılmalı, kopuklu banya ve vajına deodoratları kullanılmamalıdır.
Kaynak: www.womenfitness.net
Bronzlaşırken bebeğinize zarar vermeyin…
Bronzlaşırken bebeğinize zarar vermeyin…
Gebelerin, solaryuma
girmesinin, bronzlaştırıcı tabletler kullanmasının ve güneş ışınlarının
dik geldiği saatlerde güneşlenmesinin, anne karnındaki bebeğin fiziksel
ve beyinsel gelişimine olumsuz etki edebileceği, anomalilere neden
olabileceği belirtildi.
Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum
Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte anne
adayının vücudunun aşırı ısınmasının, bebekte bazı olumsuzluklara neden
olabileceğini söyledi.
Küresel ısınmanın etkisiyle artan sıcak havanın ve ozon tabakasının
delinmesiyle birlikte ultraviyole ışınlarının zararlarının arttığına
işaret eden Şatıroğlu, anne adaylarının güneş ışınlarının dik geldiği
11.00-16.00 saatleri arasında güneşlenmemeleri gerektiğini söyledi.
Şatıroğlu, hamilelik döneminde ciltte oluşabilen lekelerin, güneş
ışınlarının etkisiyle daha da artabileceğini de belirterek, sıcak
havanın, vücut ısısının artmasına bağlı olarak, anne adayında yüksek
tansiyon, susuzluk, bunalma, bayılma gibi etkiler yapabileceğini söyledi.
-”SOLARYUM, GEBELİĞİN İLK 3 AYINDA RİSKLİ”-
Solaryumun, bebek üzerinde olumsuz etkileri olup olmadığı yönünde
araştırmalar yapıldığını ancak kesin bir sonuç alınamadığını ifade eden
Şatıroğlu, ”Solaryum esnasında maruz kalınan ultraviyole ışınlar, anne
karnındaki bebeği doğrudan etkilemez. Ancak özellikle gebeliğin ilk üç
ayında, vücut ısısını artıracak eylemlerden kaçınmak gerekir. Bu kritik
dönemde vücuttaki aşırı ısınma bebekte bazı olumsuzluklara sebep
olabilir” dedi.
Şatıroğlu, gebeliğin ilk 3 ayında, bebeğin kol bacak gibi uzuvları ile
organları oluştuğu için bu dönemde her türlü olumsuz etkisi olabilecek
şeylerden kaçınılması gerektiğini vurguladı. Şatıroğlu, ”Aşırı ısıya
maruz kalan gebelerde, doku kanlanması değişmesiyle birlikte belirli bir
ısı düzeyinin üzerine çıkılabilir. Bu da bebek için bir risk faktörüdür,
anomali gibi istenmeyen sonuçlar olabilir” diye konuştu.
-”BRONZLAŞTIRICI TABLETLER BEBEK İÇİN ZARARLI”-
Güneş ışınlarının yararları kadar zararlarının da göz ardı edilmemesi ve
güneşe çıkmadan önce yüksek koruma faktörlü ürünlerin kullanılması
gerektiğini belirten Şatıroğlu, ”Kemik yapımına yardım eden vitamin
D’nin üretimi, hastalık yapan mikropların yok edilmesi ve insan
psikolojisine olumlu etkileri ile güneş ışınlarının yaşamsal gerekliliği
tartışılamaz. Ancak yüksek risk grubunda olan gebelerin ve bebeklerin,
güneşin doğrudan geldiği saatlerde açık havada olmaması gerekmektedir”
dedi.
Şatıroğlu, koyu bir tene sahip olmak için bronzlaştırıcı tabletlerin
kullanılmasının da anne adayları için uygun olmadığını vurgulayarak,
”Bronzlaştırıcı tabletler ise bebek üzerinde toksik etki oluşturduğu
için kesinlikle kullanılmamalı” diye konuştu.
Bronzlaştırıcı tabletlerin, özellikle gebeliğin
ilk 3 ayında kullanılması halinde, bebekte gelişim anomalilerinin
görülebileceğine dikkati çeken Şatıroğlu, ”Bronzlaştırıcı tabletlerin,
gebeliğin ilerleyen dönemlerinde de kullanılması doğru değil.
Tabletlerin içerisindeki maddelerin, bebek dokularında birikme ihtimali
yüksektir. Bu da yine bebekte gelişim anomalilerine ve çeşitli sağlık
sıkıntılarına neden olmaktadır. Bunun sebebi de plasentanın geçirgen bir
yapıya sahip olmasıdır” dedi.
AA

